Online Üyeler

Çevrimiçi Kullanıcı Yok
PENCEREYI KAPAT
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
ANASAYFA arrow DOKÜMANLAR arrow Tire Tarihi arrow Milattan Önce Tire
Milattan Önce Tire Yazdır e-Posta
Tire EserTire; Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Roma ve Bizans'a ev sahipliği yapmış, tarihin zengin kültür mirasına sahip bir kenttir.
    Ne var ki, Tire tarihiyle ilgili belgesel bilgiler, Roma döneminden öteye, pek sağlıklı inmemektedir. Ya da diğer  bir  deyişle, milât  öncesi  2000'le başlayan süreç, henüz  sağlıklı bir zemine  oturtulamamıştır.
Efes'deki Artemis Tapınağı�ndan Tire'nin batı köylerini de içine  alan ve Bozdağa dek ulaşan Artemis Tapınağı Kutsal Toprakları, yüzlerce yıl, Tire'ye adeta bir kutsallık kazandırmıştır.
    Roma dönemine ait belgesel zenginlik, Tire' nin  bu  döneme  ait Tarihi coğrafyasında, bazı köylerin, ciddi  yerleşim  alanları oluşturdukları, buralarda ortaya çıkan arkeolojik   belgelerden anlaşılmaktadır. Bu  yerleşim  bölgeleri içinde; Başköy (Uzgur), Akyurt (Zeamet Kilisesi), Hisarlık, Gökçen (Fota), Eskioba, yani Dormara (Almura), Büyükkale ve Kürdüllü Köylerini,  özellikle belirtmek gerekir.
Ayrıca hemen belirtmeliyiz ki,  Eğridere, Peşrefli gibi ilk çağ köylerinin yoğunluk merkezleri  doğuda  (Katoika), batıda (Bonita) olarak adlandırılmıştır. Batıda Büyükkale ve doğuda, Boynuyoğun-Yeğenli   hattı, bu sıralamada yer almaktadır.                                                                         
Dağlık kesimin güneyinde ise, Efes'ten başlayarak, Belevi / Hasan Çavuşlar / Büyükkale / Küçükkale /  Eskioba ve Mahmutlar  yönünden, Bozdağ'a  değin ulaşan Tapınak arazisi Tire Ovası�nı kucaklamaktadır.
Ünlü Roma   İmparatorları  Jül  Sezar, Augustos ve Trian'ın, Tire topraklarından bir  bölümünü Artemis Tapınağı'na bağışladıkları, belgelerden anlaşılmaktadır. Tire Müzesi�nde, bu tapınağa ait arazilerden elde edilen bulgular, geniş bir yer tutmaktadır.
Tire'nin bu süreçte,  Roma Senatosunda; "Kaystros Senatörlüğü" yani, Küçük Menderes Senatörlüğü  adıyla temsil edildiği  görülür. Daha sonra başlayan Bizans Döneminde, özellikle Ortodoksluğun biçimlendirilmesinde, Istanbul'un Kadıköy'ü ki, o dönemin adıyla "Halkedon" ve de İznik , o dönemdeki adıyla  �Nikea� daki Ayasofya, Kilise Meclislerinde Tire; etkin,  karar sahibi,  Hristiyan  bir kent  görünümünde  olduğunu kanıtlamıştır. Bu Konsüllerde, oy kullanma hakkına da  sahip olan  Kent,  Bizans tarihi boyunca, bu parlak dönemini sürdürmüştür.
    Ünlü coğrafyacı Strabon, ilk dönem sürecinde, Tire'nin yaslandığı Güme Dağı'nın mabetler zenginliğinin yanı sıra iki dinin de  kutsallığını simgeleyen üzüm bağlarıyla donandığını
ve bu üzümlerden yapılan şaraplarının ününü anlatır. Küçük Menderes Ovası için ise, "Efes Artemis'in, Kutsal Toprakları�nın çevrelediği  bir  bahçe  gibidir" der.
    Tire, daha sonra, giderek Hristiyan kültürünün hakim olduğu bir isarlık Köyü olarak  adlandırdığımız bu kent, adını Bizans İmparatoru Arkadius'tan almıştır. kent görünümü kazanır. Tire ve Arkadiopolis, yani şimdiki  Hisarlık yöresi, Bizans'ın Ünlü Ortodoks kentlerinden biri haline gelir. Bugün Hisarlık Köyü olarak  adlandırdığımız bu kent, adını Bizans İmparatoru Arkadius'tan almıştır.
 
kaynak: tire.bel.tr 
 
 
< Önceki   Sonraki >